Sobran Bağları Nebbiolo kırmızı, 2018

Sobran Bağları Nebbiolo kırmızı, 2018

Sobran Bağları konusunda geçen sene epey bir polemik yapıldı. Bursa'da tadım yapan arkadaşlarım şaraplarını beğenmezken, sadece Cabernet Sauvignon için "meh işte" ayarında bir yorum yapmışlardı. Sonra kerameti kendinden menkul bir şarap uzmanımız da yine bir şarap için tadım yapıp bayağı aşağılamış, Cabernet Sauvignon için ise "bir tık daha iyi" gibi reklamcıların diline pelesenk olan bir ifade ile bu şarabı da aşağılamıştı. İlginçtir bundan kısa bir süre sonra Sommeliers etkinliğinde ben tüm Sobran şaraplarını tattım, Alaşehir Philadelphia gibi en alt segment şarap dahil hepsini de çok başarılı bulmuştum. Hepsi de hatasız, temiz ve gayet güzel şaraplardı. Fiyatları açısından bakınca da benzer sikletteki çoğu firmadan da daha iyiydi. Üstelik Sommeliers ziyaretçileri Garnacha Shiraz ve Cabernet Sauvignon şaraplarına 87 ve 88 puan verirken, master sommerlier'ler bu iki şarabı en iyiler listesine almış ve 90 ve 91 vermişlerdi. Ünlü uzmanın pek övdüğü çoğu şarap bu listelere girememişti bile...

Neden böyle bir giriş yaptım? Çünkü bu üretici için bir fırtına da bir çılgınlık yapıp bağına Nebbiolo fideleri dikmesi ve bundan şarap yapmaya cesaret etmesi üzerine koparıldı. Neymiş efendim, o üzüm o iklime uymazmış ve bir Barolo olamazmış. İyi de adam zaten Barolo yapacağım diye çıkmamış ki ortaya? Şarap yapacağım, faklı bir deneme yapacağım diye çıkmış ve bunun için de ciddi bir risk alıp mevcut asmalarını söküp Nebbiolo dikmiş, yıllarca beklemiş, zaman ve para harcayıp yeni bir şarap yapmış...

Sanırım şarap işinde de ciddi bir tutuculuk/muhafazakarlık var ama daha önemlisi yeni şeyler deneyenlerin canına okumak için aportta bekleyenler de var. Sobran ise bunlardan en fazla saldırıya uğrayanların arasında yer alıyor.

Neyse, yine Sobran cüret edip mono Nebbiolo ile bir de blush yapmış. Evvelki akşam içip postu da yayınlamıştım. Dün akşam da mono Nebbiolo kırmızı açtık bu kez. Bu şarabı daha önce de denemiş ve başarılı bulmuştum. Aradan 6 ay geçince nasıl bir gelişme gösterdiğini merak ettim. Dana lokum ve ızgara sebzeler ile eşleştirdik.

Şarabı ilk açtığımda mantardaki koku biraz tedirgin etse de 20-30 dk havalanınca kendine geldi. Rengi orta üstü koyulukta yakut, berrak. Önde kırmızı meyveler geliyor ama baskın değil, böğürtlen ve kiraz öne çıkıyor, biraz da kırmızı erik. Geride çok belirsiz vanilya hissediliyor. Orta gövdeli, biraz daha olgun kırmızı meyveler var, yine kiraz önde, çok ayırt edemediğim başka kırmızı meyveler de var. Çok hafif baharat da hissediliyor. Asidite gayet güzel, orta tanenli bir şarap. Yemekle çok güzel uyum sağladı, özellikle bitirmeyip kapatıp kaldırdık, bugün tek başına birer kadeh daha içtik. Tek başına içmek için de gayet zarif bir şarap.

Özetle, evet Barolo değil ama başarılı bir şarap çıkmış ortaya. 70 TL fiyatını da fazlasıyla hak ediyor.

Şarapta hiç fıçı etkisi hissetmedim. Emin olmak için üreticiye sordum evet fıçı görmemiş. Çok da iyi olmuş. Fıçı gören şaraplar birbirine benzemeye başlıyorlar... Bu sayede üzümün tam karakterini de görebildik. Yıllandırılabilir mi emin değilim, ama muhtemelen 1-2 yıl sonra çok daha güzelleşecek bir şarap bu. Ama şimdi de içime hazır ve çok güzel.

VinBodrum...